Retro Pazarlama Zamana Meydan Okuyor!

Retro Pazarlama ile özlediğiniz deneyimleri doyasıya yaşayın! 

Retro pazarlama, tüketim dünyasında hem tüketiciye hem de pazarlamacıya katkı sağlıyor. Ortak bir değer silsilesi oluşturan retro fırtınası, insanları birbirine bağlayan köprü vazifesi görüyor. Günümüzde başarılı pazarlama stratejileri, yalnızca ürün satışına odaklı değildir. Markalar, tüketici ile duygusal yakınlık kurmazsa, ürün satış hedefini gerçekleştirse bile sadık müşteriler elde edemez. İnsanda mutluluk, özlem, neşe vb. pek çok duyguyu uyandırmayan marka stratejileri, ilerleme kaydedemez. Çocukluk günlerinin verdiği yaşanmışlık duygusundaki güven, nostalji kavramını harekete geçiriyor. Bu kavram da uzun zamandır oldukça yaygın kullanılıyor. Teknolojinin gelişmesi ile yeniliklerin hızlı tüketilerek bir sonrakine geçilmesinin yanı sıra eskiye olan talep ve sadakat de markaları etkiliyor. Özellikle Y Kuşağı, retro ve vintage kavramlarına oldukça ilgi duyuyor. #ThrowbackThursday geçmişe duyulan özlem dolayısıyla sık kullanılan bir hashtagdir.

Günümüzde de 80’ler ve 90’ları hatırlatan romanlar, film posterleri ve kaset gibi ürünler keyifle satın alan bir nesil görmekteyiz. Markaların da geçmiş ile günümüz arasında bağ kuran stratejiler geliştirmesi, tüketicilerin ilgisini çekiyor. Son zamanlarda reklamların tüketicilerin iç seslerine eşlik etmesi, satın alma gücü ile birlikte mücadele ruhunu da artırıyor. Örneğin, Aslıhan Tuğçe Gün isimli bir tüketici 90’ların lezzeti Eti Bambu için Change.org’dan bir kampanya başlattı. Kampanya, 2.734 kişinin imzası ile tekrar üretilmesi için başarıyla sonuçlandı. Bu şekilde tüketiciler tarafından nostaljiye yönelik mücadelelere ortak olduğumuz gibi markalar tarafından da bu tip örneklere rastlıyoruz.

Eti, 80’ler döneminin sinema klasiği olarak bilinen lezzeti Alaska Frigo’yu satın alarak çifte etki uyandırdı. Tüketicide geçmiş sinema kültürünü uyandıran bu gelişme, ürünün pazardaki alanını da genişletti. 2017 yılında Amerika’da 174 bin kaset satıldı. Bir önceki yıla göre bu satış, %35 artış gösterdi. Artışın nedeni olarak, Galaksinin Koruyucuları filmindeki başrol oyuncusunun bir kasetçalar aracılığıyla gücüne güç katması örnek teşkil ediyor. Türkiye’de ahizeli kulaklıklar ve nostaljik müziklerin günümüze uyarlanması da popülerlik gösteriyor.

Geçmişi hatırlatarak tüketiciye özlediklerini tekrar yaşatabilmek, başarılı bir pazarlama strateji olarak birçok marka tarafından tercih edilmeye devam ediyor. Geçmiş ile gelen güven ve mutluluk hissi, geleceğin karmaşıklığını barındırmadığı için tüketici tarafından daha çok tercih ediliyor. Bu yüzden, pazarlama sektöründe tekrardan bir marka yaratmak yerine var olan üzerinde iyileştirmeler yapılarak risk, en aza indiriliyor. Teknolojisinin hızla gelişmesi, dünyanın küresel bir köy haline dönüşerek her türlü metaya ve bilgiye erişimin kolaylaşması, kreatifliği zorluyor. Risk yönetimi, yaratıcı ve özgün kurguların tükenmeye başladığı sinema sektöründe de kendini gösteriyor.

Cem Yılmaz’ın GORA filminin devamı olarak Arif V 216’yı çekmesi ve Çocuklar Duymasın Türkiye’den örnekler olarak gösterilebilir. 90’ların Jumanji filmininin Dwayne Johnson ile farklı bir senaryo eşliğinde çekilmesi de “remake” örnekleri arasında verilebilir. Tüm bunlar, riske girmeden retro pazarlama stratejisi çerçevesinde tüketiciye tekrar tekrar sunuluyor. Retro pazarlama, postmodernizmin içinde zıt gözükse de bu çağın bir gerekliliği konumunda hayatımızın her alanında karşımıza çıkmaya devam ediyor.