LinkedIn’e Video Özelliği Geldi!

Profesyonel iş ağı LinkedIn, B2B platformundan çıkarak renkli yenilikleriyle kullanıcılarının karşısına çıkıyor.

Microsoft tarafından satın alındıktan sonra bir hareketlenme yaşayan LinkedIn, en son Snapchat’ten esinlenerek 3 filtre ve 3 farklı font özelliğini duyurmuştu. Son zamanların en çok etkileşim alan içerik türlerinden video üzerine de çalışmalarına devam eden LinkedIn, işletmelerin merakla beklediği özelliği sundu. Bu yeni özellikle birlikte işletmeler, şirket sayfalarından video içerikleri paylaşabilecek. Önceden işletme hesaplarından yalnızca link verilerek paylaşılabilen videolar, artık direkt yüklenerek kullanıcılara sunulabilecek. Bu özellik, video içeriği üreten işletmelerin önündeki engeli de kaldırarak daha fazla kitleye ulaşabilmeleri için fırsat sunuyor.
Video paylaşımına ek olarak LinkedIn, paylaşılan videoları, Sponsorlu İçerik olarak tanımlıyor. Böylece işletmeler, marka bilinirliği, etkileşim ve trafik sağlamak amacıyla video reklamlarını da daha uygun reklam bütçesi üzerinden kullanabilecek.

Her gün gelişen ve kullanıcı sayısı artan LinkedIn’in yalnızca iş platformu algısından sıyrılıp zamanla genel kullanıcıya da hitap edeceği düşünülüyor.

Instagram’a Alışveriş Özelliği Geliyor!

Popüler fotoğraf paylaşım platformu Instagram, özelliklerine bir yenisini daha ekliyor. Her geçen gün işletme hesaplarının çoğalmasıyla kullanıcıların artan alışveriş taleplerine sessiz kalmayan Instagram, alışveriş özelliğini kullanıcılara sunacak. Bu özellikle birlikte Instagram’da gezinirken beğendiğiniz bir ürünü direkt satın alabileceksiniz.

Instagram’da Nasıl Alışveriş Yapılacak? 

Instagram fotoğrafları üzerinden mağazanın web sitesine bağlanarak ürüne erişim sağlayabileceksiniz. Yani, Instagram’da satın almak istediğiniz gönderinin üzerindeki sanal fiyat etiketlerine, ürünün adını ve fiyat bilgilerini içeren bu pop-up’lara tıklayarak ilgili sayfaya yönlendireceksiniz.

 

 

 

İşletmeler Ne Yapmalı?
İşletmenin Instagram üzerinden satış yapabilmesi için Facebook’ta bir iş profilinin olması, fiziksel olarak ürünlerini satması veya bir ürün kataloğuna sahip olması gerekiyor.
Instagram, işletmelere bu özelliği uygulayabilmeleri için hashtag kotası koyacak. Bu kota ile birlikte işletmeler, bir gönderide en fazla 5, kaydırmalı gönderilerde ise en fazla 20 hashtag kullanabilecek. Böylece işletmeler, kullanıcıları içerik hashtag’leriyle sıkmadan hedef odaklı çalışabilecek.

Bu özellikle birlikte işletmelerin müşterilerini e-ticaret mağazalarına yönlendirmesi kolaylaşacak. Müşteri bazında ele aldığımızda ise, kullanıcılar aradıklarını bulmak için mağaza kataloğunu arayarak zaman kaybetmeyecek. Zaman içerisinde de bu özellikle birlikte Instagram’daki birçok alışveriş sayfasının resmileşmesi bekleniyor.

ABD’de yıl boyunca süren denemelere göre, Instagram’ın küresel iş yöneticisi Jim Squires, alışveriş yapan kullanıcıların %80’i bu özelliği kullandığını belirtiyor. Squires bu özelliği, “İnsanlar, her gün sevdikleri işletmelerin ürünlerini keşfetmek ve satın almak için Instagram’a geliyor. Yerel bir esnaf, çiçekçi veya giyim mağazası olsun, Instagram’da doğrudan alışveriş yapmak hiç bu kadar kolay olmamıştı.” şeklinde tanımlıyor.

İlk kez 2016 yılında ABD’de test edilen özellik, bugün itibariyle 8 ülkede kullanıma sunuluyor: Kanada, Brezilya, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Avustralya. Özelliğin yakın zamanda Türkiye’de de aktif olması bekleniyor.

 

Twitter’a Bookmarks Özelliği Geldi!

Twitter’ın uzun zamandır beklenen Bookmarks (Yer imleri) özelliği, kullanıcılara sunuldu. Bu özellik ile kaydettiğiniz tweetleri yalnızca siz görebileceksiniz.
Sürekli değişen ve artan içerikler, gün içerisinde kullanıcıların takibini zorlaştırıyor. Bookmarks özelliği öncesi, kullanıcılar sonradan okumak istedikleri tweetlere, beğen tuşuna basarak ulaşıyordu. Bu yeni özellik, o an okuyamadığınız ve incelemek istediğiniz tweetleri kaydedip sonradan okumanıza fırsat tanıyor. Böylece, tweet kullanıcısına bildirim gitmeden, kaydettiğiniz tweetleri yalnızca siz görüntüleyebileceksiniz.

Bookmarks özelliğini kullanmak için, tweetlerin altında bulunan “paylaş” tuşunun açtığı menüden “Tweeti Yer İşaretlerine Ekle” seçeneğini işaretlemek yeterli. Kaydedilen tweetlere de Twitter’ın  mobil uygulamasındaki sol açılır menüdeki “Yer İşaretleri” sekmesinden ulaşabilirsiniz.
Tüm ülke kullanıcılarına açılan bu yeni özellik, iOS ve Android uygulamalarının yanı sıra mobile.twitter.com adresinden de kullanılabiliyor.

Türkiye Sevgililer Günü’nü Nasıl Kutluyor?

Sevgilisi olanların kutlamak için “Ne gereği var?” dediği, yalnız olanların ise dert yandığı bir gün, Sevgililer Günü. 14 Şubat Sevgililer Günü’nü kutluyor muyuz, yoksa “Kapitalizmin oyunu”, “Bize her gün Sevgililer Günü” cümlelerinin altına mı sığınıyoruz? Bu sorulara istatiksel veriler ile ışık tutacağız. Ayıcıklar, balonlar ve çikolatalar kenarda dursun, analize kucak açın!

2016 Ocak ayında DORinsight tarafından gerçekleştirilen Sevgililer Günü Araştırması’na göre 7824 katılımcının %63’ü Sevgililer Günü’nü anlamlı bulmadığını söylerken, %34’ü bugünün onlar için çok özel olduğunu belirtiyor. Ancak yüzde 68’i bu yıl da kutlamayı düşündüğünü ifade ediyor. Katılımcıları incelediğimizde %82’sinin sevgilisi veya eşi olduğu, %18’inin ise yalnız olduğu tespit ediliyor.

Yalnızlar bu günü nasıl geçiriyor?

Yalnız insanların çoğu bu günü görmezden gelirken %65’i hiçbir şey yapmak istemiyor. %20’si PTT’yi (pijama-terlik- tv),  %15’i ise arkadaşlarıyla kutlamayı tercih ediyor.

Bu günü yalnız geçireceklerin %57’si kendilerini şımartmak istediklerini söylerken bunu yaparken ilk tercihleri çikolata ve kitap oluyor.

Sevgililer bu günü nasıl geçiriyor?

Sevgililerin %58’si yemeğe çıkarken %29’u evde program yapıyor.  %11’lik kısım ise seyahat etmeyi tercih ediyor. Seyahat yapacakların %75’i de gidecekleri yeri internetten araştırıyor.

Poltio.com araştırmasına göre ise sevgililerin %65’i birbirine hediye almıyor. Yeni evlilerin bile sadece %33’ü Sevgililer Günü’nde hediye alıyor.  Çoğunlukla kutlayanlar ise yeni sevgililer veya nişanlılar.

     

Erkekler mi kadınlar mı bu günde daha çok para harcıyor?

Cinsiyet yönünden incelediğimizde erkeklerin hediyeye kadınlardan daha fazla para ödediği ortaya çıkıyor. Erkeklerin %34’ü 100 TL ve altı; %20’si ise 501 TL ve üzeri hediyeler satın alıyor. Kadınların  %40’ı 100 TL ve altı; %12’si ise 501 TL ve üzeri hediyeleri tercih ettikleri ifade ediliyor.

Hediye olarak neler tercih ediliyor?

Katılımcılar, “en gıcık eden” hediye olarak pelüş ayıyı seçiyor. Katılımcıların çoğu ise mükemmel bir hediye olarak seyahati düşünüyor.

Hediye almak için kullanıcıların %56’sı mağazaları tercih ederken  %41 online siteleri kullanıyor. %14’ü ise bir klasik haline gelmiş çiçekçilerden şaşmıyor.

IdeaSoft’un Sevgililer Günü araştırmasında Türkiye’deki 5000 e-ticaret şirketinin 1-12 Şubat arasındaki satış hacmi inceleniyor. Araştırmaya göre, Ocak ayına göre satışlar %26 artış gösteriyor. Satışların %55’i ise perakende ürün çeşitliliğine ve alternatiflerine hızlı erişimi olmayan Anadolu bölgelerinden geliyor.

Türkiye Sevgililer Günü’nde ne yiyor?

YemekSepeti Sevgililer Günü analizine göre sufle siparişleri %47 ile ilk sırada yer alırken meze siparişleri ikinci sırayı alıyor. Yalnız insanların ise pizzanın yanında sufle yediği belirtiliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sevgililer Günü’nde 2017 Şubat ayı arama hacmine göre Aşk Sözleri %33, Çiçek %23, Sevgililer Günü %20, Hediye %16, Parfüm %4,Tek Taş %3 oranlarında aranıyor.

Sonuç olarak, kalp kırmamak için mi yoksa kendi rızalarıyla mı kutluyorlar bilemiyoruz ama tüketicilerin büyük bir kısmı ise Sevgililer Günü’nü anlamsız bulsa da kutluyor. Sevgililer Günü için hediye almayanların büyük çoğunluğu, özel bir plan yapmaktan geri kalmıyor. Sevgilisi olmayanlar ise bugünü ya arkadaşlarıyla ti’ye alarak geçiriyor ya da kendilerini çikolata veya kitap ile şımartıyor.

Sevgililer Günü’nde hangi kampanyalar karşımıza çıkıyor?

2018’de de Sevgililer Günü’ne dair birçok kampanya örnekleri görüyoruz. İki farklı noktaya değinen GittiGidiyor ve American Greetings’i inceledik.

Yukarıda bahsettiğimiz araştırmalara göre, GittiGidiyor Sevgililer Günü’nün en iyi hediye seçimi, “seyahat” ten yararlanıyor. İçgörüyü yakalayan GittiGidiyor, 1-14 Şubat tarihleri arasında katılım formunu dolduranlara çekilişle iki kişilik Paris seyahati hediye ediyor.

ABD merkezli tema kart markası American Greetings, “What it Means to Love “ isimli filmi ile hayatın gizli anlarında ortaya çıkan sevgiye değiniyor. Anlaşılmadığından hayıflanan bir sevgili, kızının duygularına yaklaşamayan bir anne, birbirlerine sevgilerini belli edemeyen baba-oğul, iş-güç ve çocuklar arasında genç bir çift… Boğazlarında düğümlenen sevgi sözcüklerini karşı tarafa aktaramayan insanları anlatıyor.  Alışılmış kadın-erkek ilişkileri yerine hayatın içinden mesajları konu alarak ters köşe yapması dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, kalp kırmamak için mi yoksa kendi rızalarıyla mı bilemiyoruz ama tüketicilerin büyük bir kısmı ise Sevgililer Günü’nü anlamsız bulsa da kutluyor. Sevgililer Günü için hediye almayanların büyük çoğunluğu, özel bir plan yapmaktan geri kalmıyor. Sevgilisi olmayanlar ise bugünü ya arkadaşlarıyla ti’ye alarak geçiriyor ya da kendilerini çikolata veya kitap ile şımartıyor.

Markaları incelediğimizde ise sevgili-aşk ile ilgili duygusal kampanyalar olduğu gibi anne- baba sevgisini vurgulayarak ters köşe yapan kampanyalar da karşımıza çıkıyor.

 

,

Twitter Mesajlarınız Takip Ediliyor!

 

Twitter, milyonlarca insanın etkileşim kurduğu ve kimi zaman da Direct Message kullanarak sohbet ettiği bir mecra. Son zamanlarda farklı kişilerden Direct Message’a Twitter tarafından gönderilmiş gibi düşen mesajlar da kullanıcılarda güvensizlik oluşturturdu. Gizli kamera verilerine göre, sildiğiniz mesajlar da sunucularda saklanıyor. Bu saklanan mesajlar da içeriklerine göre Twitter çalışanları tarafından parayla satılıyor.

Twitter Ne Açıklama Yapıyor?

Twitter güvenlik uzmanı Clay Haynes, kullanıcıların özel mesajlarını okuyan ve reklamlar için sanal profil oluşturma görevini yürüten yüzlerce çalışanı olduğunu söylüyor. Haynes, bu kişilerin en az 300-400 kullanıcının cinsel içerikli fotoğraf paylaşımlarını da görebildiğini belirtiyor.

Twitter’ın mühendislerinden Pranay Singh, gönderilen tüm mesajların cinsel içerikli görüntülerle birlikte sunucuda saklanarak incelendiğini kabul ediyor.

Öte yandan Buzzfeed‘e konuşan bir Twitter temsilcisi de iddiaları yalanlayarak mesajları sınırlı sayıdaki çalışanların görüntüleyebildiğini ve gizlilik protokolleri gereği erişim sınırı olduğunu iddia ediyor.

Sosyal medya devleri, her geçen gün güvenlik açıkları ile kullanıcılarda güven problemi yaratıyor. Bugünün “dev” olarak nitelendirilen sosyal mecraları yarının batan şirketleri olacak mı, merak konusu.

Google Arts&Culture Sanat Eserlerindeki İkizinizi Buluyor

Google’ın kültür sanat alanında sunduğu Arts&Culture uygulaması, sanat eserlerindeki ikizinizi ortaya çıkarıyor.

Kültür sanatın her alanında zengin içereğe sahip Cultural Instute, sanatseverler için faydalı ve keyifli bir platform haline geldi. Mobilde de Arts&Culture olarak bilinen uygulama, günlük içerikler sunmakla birlikte konum odaklı keşif listeleri de çıkarıyor. Bu uygulama, ünlü müzelerdeki nadide parçaları görebilme, kültürel etkinlikleri takip edebilme ve sanal gerçeklik teknolojisiyle sanat dünyasında gezintiye çıkma fırsatı sunuyor. Ayrıca, çevrimdışı dahi olsanız belirli müzelerde akıllı telefonunuzun kamerası sayesinde eserler hakkında bilgi alabiliyorsunuz.

 

Bir süre önce insanların müzelerde kendilerine benzeyen tabloların önünde fotoğraf çekilmesinden esinlenen Google da yepyeni bir güncelleme sundu. Yeni güncelleme ile mobil uygulamada “Is your portrait in a museum?” (Portrenz bir müzede mi?) başlıklı alana tıklayıp Selfie çekerek sanat dünyasındaki ikizinizi bulabiliyorsunuz. Google, bünyesinde yer alan zengin veritabanını yüz tanıma teknolojisi ile buluşturarak ilgiyi üzerine topluyor.

 

                 

Bu özellik, uygulamanın bilinirliğini artırarak geniş kitleler tarafından ilgiyle karşılanıyor. Uygulama, şimdilik belirli ülkelerde kullanıma sunuluyor. Henüz Türkiye kullanıcılarına açılmadığından konumunuzu Amerika olarak değiştirip uygulamayı kullanabilirsiniz.

Google Arts & Culture uygulamasını App Store ve Google Play Store’dan ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

Retro Pazarlama Zamana Meydan Okuyor!

Retro Pazarlama ile özlediğiniz deneyimleri doyasıya yaşayın! 

Retro pazarlama, tüketim dünyasında hem tüketiciye hem de pazarlamacıya katkı sağlıyor. Ortak bir değer silsilesi oluşturan retro fırtınası, insanları birbirine bağlayan köprü vazifesi görüyor. Günümüzde başarılı pazarlama stratejileri, yalnızca ürün satışına odaklı değildir. Markalar, tüketici ile duygusal yakınlık kurmazsa, ürün satış hedefini gerçekleştirse bile sadık müşteriler elde edemez. İnsanda mutluluk, özlem, neşe vb. pek çok duyguyu uyandırmayan marka stratejileri, ilerleme kaydedemez. Çocukluk günlerinin verdiği yaşanmışlık duygusundaki güven, nostalji kavramını harekete geçiriyor. Bu kavram da uzun zamandır oldukça yaygın kullanılıyor. Teknolojinin gelişmesi ile yeniliklerin hızlı tüketilerek bir sonrakine geçilmesinin yanı sıra eskiye olan talep ve sadakat de markaları etkiliyor. Özellikle Y Kuşağı, retro ve vintage kavramlarına oldukça ilgi duyuyor. #ThrowbackThursday geçmişe duyulan özlem dolayısıyla sık kullanılan bir hashtagdir.

Günümüzde de 80’ler ve 90’ları hatırlatan romanlar, film posterleri ve kaset gibi ürünler keyifle satın alan bir nesil görmekteyiz. Markaların da geçmiş ile günümüz arasında bağ kuran stratejiler geliştirmesi, tüketicilerin ilgisini çekiyor. Son zamanlarda reklamların tüketicilerin iç seslerine eşlik etmesi, satın alma gücü ile birlikte mücadele ruhunu da artırıyor. Örneğin, Aslıhan Tuğçe Gün isimli bir tüketici 90’ların lezzeti Eti Bambu için Change.org’dan bir kampanya başlattı. Kampanya, 2.734 kişinin imzası ile tekrar üretilmesi için başarıyla sonuçlandı. Bu şekilde tüketiciler tarafından nostaljiye yönelik mücadelelere ortak olduğumuz gibi markalar tarafından da bu tip örneklere rastlıyoruz.

Eti, 80’ler döneminin sinema klasiği olarak bilinen lezzeti Alaska Frigo’yu satın alarak çifte etki uyandırdı. Tüketicide geçmiş sinema kültürünü uyandıran bu gelişme, ürünün pazardaki alanını da genişletti. 2017 yılında Amerika’da 174 bin kaset satıldı. Bir önceki yıla göre bu satış, %35 artış gösterdi. Artışın nedeni olarak, Galaksinin Koruyucuları filmindeki başrol oyuncusunun bir kasetçalar aracılığıyla gücüne güç katması örnek teşkil ediyor. Türkiye’de ahizeli kulaklıklar ve nostaljik müziklerin günümüze uyarlanması da popülerlik gösteriyor.

Geçmişi hatırlatarak tüketiciye özlediklerini tekrar yaşatabilmek, başarılı bir pazarlama strateji olarak birçok marka tarafından tercih edilmeye devam ediyor. Geçmiş ile gelen güven ve mutluluk hissi, geleceğin karmaşıklığını barındırmadığı için tüketici tarafından daha çok tercih ediliyor. Bu yüzden, pazarlama sektöründe tekrardan bir marka yaratmak yerine var olan üzerinde iyileştirmeler yapılarak risk, en aza indiriliyor. Teknolojisinin hızla gelişmesi, dünyanın küresel bir köy haline dönüşerek her türlü metaya ve bilgiye erişimin kolaylaşması, kreatifliği zorluyor. Risk yönetimi, yaratıcı ve özgün kurguların tükenmeye başladığı sinema sektöründe de kendini gösteriyor.

Cem Yılmaz’ın GORA filminin devamı olarak Arif V 216’yı çekmesi ve Çocuklar Duymasın Türkiye’den örnekler olarak gösterilebilir. 90’ların Jumanji filmininin Dwayne Johnson ile farklı bir senaryo eşliğinde çekilmesi de “remake” örnekleri arasında verilebilir. Tüm bunlar, riske girmeden retro pazarlama stratejisi çerçevesinde tüketiciye tekrar tekrar sunuluyor. Retro pazarlama, postmodernizmin içinde zıt gözükse de bu çağın bir gerekliliği konumunda hayatımızın her alanında karşımıza çıkmaya devam ediyor.

Hologram Teknolojisi ile Hayallerinize Yakından Bakın

Bilim-kurgu filmleri hologram teknolojisi ile gerçek oluyor!

Teknoloji hızla değişirken film kurguları da hologram teknolojisiyle hayatın akışında bizi yakalıyor.  Black Mirror, Yıldız Savaşları ve Azınlık Raporu gibi filmlerde yer alan holografik sahneler günümüz teknolojisine ışık tutuyor. Her dakika üretilen yeni bir ürün, alışkanlıklarımızı değiştirmeye devam ediyor.  Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamalarının gelişmesiyle insan gözüne en yakın görüntü veren hologram teknolojisine olan ilgi artıyor. Bu doğrultuda geliştirilen uygulamalar, ilgimizi çekerek satın alma kararlarımızı da etkiliyor.

Geçmişte de hologram teknolojisinin izlerini görmek mümkün. 2006 yılında Grammy Ödülleri’nde Gorillaz ve Madonna’nın hologram teknolojisi ile gerçekleşen şovu beğeni toplamıştı. O zamanın hologram teknolojisi, ince bir metal üzerinde yansıtılan şovdan ibaretti. Michael Jackson Immortal World Tour da Michael Jackson’ın varlığını; görüntüsü, dansları ve şarkılarıyla fiziken hissettiren teatral bir gösteridir. Kaybettiğimiz değerli sanatçıları yaşama döndürme olarak kullanılan bu hologram teknolojisi, sanatçıların hayranları tarafından oldukça seviliyor. Geçmişte, Richard Branson, Al Gore ve Bill Gates gibi ünlü isimler, holografik konuşma ve konferanslar düzenledi. Günümüzde de hologram teknolojisi ile canlı toplantılar, eğitim ve konferanslar gerçekleştiriliyor.

Paris Orly Havalaalanı’nda yolcular, konuşan güler yüzlü holografik sanal elemanlarından uçuş bilgilerini alabiliyor. Ayrıca mağazalarda uygulanan Holografik Sanal Yardımcılar, mağaza girişlerinde müşterileri karşılamak üzere konumlandırılıyor. Böylece her müşteri, mağazaya girerken özel şekilde karşılanıp mağaza hakkında bilgi alabiliyor.  Aynı zamanda hologram teknolojisiyle tüketiciler, ürünü daha detaylı incelerken ürüne olan güvenleri de bu doğrultuda artıyor. Ürünü inceleyen müşteriler, soru işaretlerine cevaplar bularak daha hızlı karar verebiliyor. Ayrıca modelsiz defileler de tercihi artırarak mankenlerin yerini almaya başlıyor. Konut satışlarında kullanılan maketler yerine 3 boyutlu hologram gösterilerinin tercihi, deneyim yaşatarak insanları daha kolay ikna ediyor.

Holografik paketleme ile üç boyutlu görsellere bilgi kayıt ediliyor, saklanıyor ve yeniden gösterilebiliyor.  Böylece pazarlamanın önemli sorunu olan “taklit ürün” ortadan kalkıyor. Aynı zamanda, holografik paketlerdeki imajlar, hareket edip konuşabiliyor. Böylece tüketici, ilgilendiği ürün hakkında bilgi alarak ürünü güvenle satın alabiliyor. 3D Hologram Coca Cola şişesi buna güzel bir örnek teşkil ediyor.

Gelecekte fabrikada üretilen her ürün, hologram teknolojisine göre dizayn edilip testlerden geçtikten sonra üretime girecek. Firma giderlerini düşürecek bu uygulama, ek maliyetleri de engellemiş olacak. Zaman içerisinde, hologram mühendisliği eğitimleri de başlayacak. Dosya indirme işlemleri bile zamanla tarihe karışarak hologram teknolojisi kullanılan bilgisayarlar ön plana çıkacak. Hologram teknolojisi ile evinizde incelediğiniz ürünü firmaya giderek veya aynı anda internet üzerinden satın alabileceksiniz. Televizyon yerine de cep telefonlarınızdan mekân ve zaman ayarı yaparak doğadaki canlıları oldukları yerden izleyebileceksiniz.

Geleneksel pazarlama stratejileri, teknolojiyle evrilmeye, gelişmeye ve değişmeye devam ediyor. Teknolojiye uyum sağlayamayan şirketler zamanın çizgisinde kaybolmaya başlıyor. Hologram teknolojisini kullanmanın yanı sıra yaratılan yeni, yaratıcı ve inovatif iletişim kanallarının nasıl kullanılması gerektiğinin de öğrenilmesi gerekiyor.

2018’de Sosyal Medya Tahminleri

Sürprizlerle dolu sosyal mecralar, 2017’de hangi hayallerimizi gerçekleştirdi?

Sosyal ağların kimi zaman iyi yönlerini kimi zaman ise kötü yönlerine ortak oluyoruz; fakat her ne olursa olsun sosyal medya, hayatımızın her alanında büyük rol oynuyor.  Peki, 2017 sosyal medya açısından nasıl bir yıldı?

2017’de Neler Oldu?

  • Facebook’un işletmelere reklam alanında birçok yenilikler getirmesi, işletmeler tarafından büyük rağbet gördü; fakat kullanıcılara sunduğu hikaye özelliği ile Instagram’ın gerisinde kaldı. Buna rağmen, Facebook Youtube’dan sonra en çok kullanılan sosyal mecra olarak 2017 raporlarında yerini aldı.
  • Facebook WhatsApp’ı satın aldıktan sonra iş, canlı konum, durum ve dosya paylaşımı vb. alanlarında birçok yenilik yaptı. WhatsApp, en çok kullanılan anlık mesajlaşma uygulamasına dönüştü.
  • Microsoft‘un LinkedIN’i 26 milyar dolara satın almasının ardından gelen video ve içerik özellikleri, kullanıcılar tarafından sevildi; fakat Türkiye’de kullanım özelliği henüz oturmadığı için kullanıcılar yoğunluk olarak iş ararken aktif kullanıyor. Bu yüzden, sosyal mecralar arasında en sonlarda yer alıyor.
  • Facebook’un Instagram’ı satın almasından sonra Snapchat’ten esinlenerek birçok özellik geliştirdi. Filtreler, kalıcı hikaye paylaşımları, ikili canlı video ve reklam alanındaki gelişimleri, işletme ve kullanıcı sayılarında yakaladı. 2017 yılında da Instagram’ın popülerliği devam etti.
  • Instagram, güncellemeleri ile Snapchat’i geride bıraktı. Snapchat uygulamasının indirilme sayıları düşerek aktif kullanıcı sayısı azaldı. Haber kanallarının uygulama içerisinden çekilmesi gibi durumlar da Snapchat hisselerini düşürdü. 2017 raporlarında sonlarda yer alıyor.
  • Twitter, 2017 yılında karakter sayısını 280’e çıkardı. Beklenen gelişme, büyük ivme yaratsa da insanların hala az ve öz olanı tercih ediyor. Kullanım alanı olarak da siyasi alanda, haberleşme ve haber takibi için kullanılmaya devam ediyor.

 

Sosyal Medya Geleneksel TV’nin Önüne mi Geçiyor?

We Are Social ve Hootsuite firmaları tarafından yayınlanan Digital in 2017 Global Overview araştırma raporu açıklandı. Türkiye’deki cihaz kullanıcılarının %95′i cep telefonu sahibi ve %75′i akıllı telefon kullanıyor. Dizüstü ve masaüstü bilgisayar kullanımı %51 oranındayken, TV %98 oran ile hala hayatımızda önemli bir yeri kapsıyor. Kullanıcılar, gün içerisinde ortalama 7 saatini bilgisayar karşısında geçiriyor. 3 saatini ise telefon üzerinden internete bağlı sosyal medya platformlarında geçiriyor. TV karşısında geçirilen vakit ise ortalama 2 saat.

Youtube’da en popüler videonun Charlie Bit My Finger olduğunu hatırlayın. Günümüzün amatör DIY (kendin yap) videoları, Emmy Ödülleri’ni kazanmaya devam ediyor. Youtube, abonelik sistemi ile kullanıcılara canlı TV yayını özelliği sunuyor.

Facebook da, orijinal senaryo ve şovları için Facebook TV ile 2018’e 1 milyar dolardan fazla bütçe ile hazırlanıyor. Hız kesmeden ilerleme kaydederek Netflix ve Amazon’a rakip çalışmalarını sürdürüyor. Ek olarak, Snapchat de  özgün Snapchat Şovları serisini güçlendirmek için NBCUniversal ile ortaklık kuruyor.

Sosyal mecralardan gelen bu ataklar ile geleneksel TV, yerini her geçen gün Mobil TV’ye bırakıyor. Böylece, Mobil Tv farklı bir araca da dönüşüyor.

Sosyal Medya ve Reklam

Sosyal medyada hayatın akışı hızlandıkça reklam korelasyonu da artış gösteriyor. Facebook ve Instagram reklamları da gün geçtikçe daha iyi konumda fırsatlar sunuyor. Reklam verme özelliklerinin yanında işletmelere erişim ve etkileşim sayısı yüksek postları önererek gönderiyi öne çıkarma fırsatı sunuyor. Böylece şirket, ürününe veya hizmetine göre hedef kitlesini seçerken içeriğe göre belirlenen erişim-hedef kitle yelpazesinden yararlanarak kaliteli reklam verebiliyor.  Ayrıca, görsel ve video içerisindeki metinlere de belirli bir kısıtlama getirilerek uygun olmayan içerik ve görsellerin paylaşılması da engelleniyor.

2018’de LinkedIn’in yüksek hedefli reklam işlevselliğine giren ve kullanıcılarının artış göstereceği  daha fazla şirket bulunması bekleniyor. Yeni sahibi Microsoft, LinkedIn’in geniş ve profesyonel veri bankalarını Outlook ve Dynamics 365‘e entegre etti. Bu gelişme, önümüzdeki yıllarda LinkedIn’in ne kadar etkili ve etkileyici olacağına işaret ediyor.

10 yılı aşkın süredir iletişim ağları, küresel olarak yaklaşık 3 milyar kullanıcıyı yakaladı. Şimdi, bu bilinçli kitle ile gelen sorumluluk ve zorlukları kabul etmeye başlıyoruz. Reklamları sunmanın daha iyi ve daha etkili yollarını bulurken kullanıcıların mutluluğunu devam ettirmek mümkün mü? Yeni alışveriş seçenekleri ve ücretsiz TV kullanmanın yolları bulunabilir mi? Zaman gösterecek.