Alışverişte Üçüncü Seçeneğin Gücü: Decoy Effect

Toplum olarak alışveriş seçeneklerimizin artmasıyla birlikte ihtiyaç duyduğumuz her ürünü fiyat araştırması sonucu satın alıyoruz. Çoğu zaman indirim kovalıyor, bir ürüne ederinden fazla ücret ödemekten kaçınıyoruz. Kararsızlığımız da alışverişimize dahil olunca bazen işin içinden çıkamıyoruz. Pazarlama sektörü de psikolojiden yararlanarak Decoy Effect’i kullanıyor.

Decoy Marketing Nedir?

Decoy, Türkçe’de tuzak, yem, tuzağa düşürmek, yanıltmak anlamına gelir. Bir kimsenin veya grubun aradığı bir şeyi gizlemek, dikkatini dağıtmak için kullanılan bir nesne, araç veya olay olarak tanımlanır. Siyasette, avda, savaşta veya suç işlemede kullanılan bu taktik, pazarlamada “tuzak etkisi”  başlığı altında, seçenekler arasında üçüncü bir alternatifin sunulmasıyla müşterinin düşüncesi değiştirilerek istenilen ürüne olan satın alma davranışı gerçekleştirilir.  Burada devreye “kıyaslama” özelliğimiz giriyor. Örneğin balayı için yer arayan bir çift, üç seçenekle karşı karşıya kalıyor. İlki Paris’te kahvaltı dahil bir otel, ikincisi Roma’da kahvaltı dahil bir otel ve üçüncüsü Roma’da kahvaltının dahil olmadığı bir otel. Kahvaltı dahil Roma alternatifinin seçilme ihtimali daha yüksektir. Çünkü, Roma’daki iki seçeneği birbiriyle karşılaştırmak, Roma’dakiler ile Paris’tekini kıyaslamaktan daha kolaydır. Beynimiz kararı basitleştirme eğiliminde olduğu için sonuçlar değişiklik gösterebiliyor. Burada, kahvaltının dahil olmadığı Roma oteli, seçim tuzağı (decoy) olarak kullanılıyor.

Beynimiz, karar aşamasında daima kolay cevaplara yönelir. Üçüncü bir seçeneğin ortaya çıkması, durumu değiştirir. Bu tekniği, satıcılar ve emlakçılar da müşterinin ne istediğini öğrendikten sonra sıklıkla kullanıyor. Örneğin emlakçı sizi ilk olarak alt katta, bakımsız, belki güneş almayan ama kirası 600 TL olan bir eve götürüyor. İçinizden bu evin bu kiraya değmeyeceğini düşünürsünüz. Daha sonra gittiğiniz ikinci ev, orta katta, manzarası güzel, diğer evden daha geniş, güneş alan ve kirası 1000 TL olan bir evdir. Fakat hem nitelik hem de fiyat olarak size fazla gelir. Gittiğiniz üçüncü ev ise ikinci katta, orta büyüklükte, hemen hemen aradığınız niteliklerde bir ev ve kirası 850 TL’dir. Bu ev size daha makul gelir ve evi tutarsınız. İlk iki evin “yem” olduğunu ve muhtemelen aynı amaçla birçok emlakçı tarafından ortak şekilde kullanıldığını fark etmek zaman alır.

Decoy Marketing ( Tuzak Pazarlama) uygulamalarında, dikkat çekilen özelliklere bağlı olarak tercihlerimizde rasyonellikten uzaklaşabiliyoruz. Bu sebeple, karar aşamasında rasyonellikten uzaklaşmamalı, dikkat dağıtıcılara ve çeşitli taktiklere karşı dikkatli olmalı ve zor bir seçimin bir anda basitleştiği durumlarda (orta seçenek) rasyonel yaklaşmalıyız.

Markalar Nasıl Content Marketing Yapıyor?

Content Marketing Nasıl Yapılır?

Satın alma davranışlarının %93’ünün online arama ile gerçekleştiği ve tüketicilerin reklamlardan hızla uzaklaştığı günümüzde hedef kitlenin samimiyetini ve güvenini yakalayan content marketing nasıl yapılır, sizler için yazdık.

  • Hedef Kitle: Vizyon ve misyonlarınıza yönelik pazarlama hedeflerinizi belirledikten sonra analizler yaparak hedef kitle belirleyin. Hedef kitlenizi demografik ve psikografik özelliklerine göre ayrıntısıyla tanıyın. Bu markanız ile hedef kitleniz arasında içgörü oluşturup samimi bir bağ kurmanız açısından önemlidir.
  • Konu Seçimi: Hedef kitleye uygun, ilgi çekici ve merak uyandırıcı bir konu seçmelisiniz.
  • Mecra Seçimi: Markanız için oluşturduğunuz Persona ile hangi dijital kanallardan içeriklerinizi nasıl yansıtacağınıza karar verin. Önemli olan her yerde biraz gözükmek değil, markanızı en iyi şekilde tanıtacak platformda öne çıkmaktır. Hedef kitlenizin en aktif olduğu mecraları seçerek paylaşılabilir içerikler üretmelisiniz.

  • Etkileşim Yönetimi: İçeriğin yarattığı etkileşimi takip etmeli, soruları cevaplayarak takipçileriniz ile bağ kurmalısınız.
  • İletişim Dili: İçerikleriniz, hedef kitlenin günlük rutinine uyum sağlayabilen yalın, net, samimi, çözüm odaklı, dikkat çekici, güven ve sadakat oluşturan bir dile sahip olmalı.
  • İstikrarlı İçerik: İçeriklerinizi, düzenli aralıklarla yayınlayarak istikrarı korumalısınız. Hedef kitle içeriklerinizin yoğunluğundan sıkılmamalı, aynı zamanda markanızı da unutmamalı.
  • Sosyal Medya: İçeriklerinizi yalnızca blogda ya da web sitenizde yayınlamanız yeterli değil. Aynı zamanda markanızın sosyal medya hesaplarından da yayınlayarak hedef kitlenizle aranızda sadakat ve güven duygusu oluşturun. Unutmayın, güçlü bir içerik karşısında tüketici, marka hakkında konuşur ve paylaşım yapar. Böylece, tüketicinin samimiyetiyle markanızın reklamı yapılmış olur.
  • Influencer Marketing: Reklamların etkisini yitirip ağızdan ağıza pazarlamanın etkisini artırdığı bu zamanda, görüşleri dikkate alınan kişilerin “tavsiye” leri üzerinden yola çıkarak yapacağınız Influencer Marketing, içerik pazarlamasında oldukça etkilidir.

  • Reklam ve Hedef Kitle Optimizasyonu: Konu ile ilgili belirlenen anahtar kelimeler ve verilen reklamlar ile hedef kitlenizi optimize etmelisiniz. Son olarak, içeriğin markaya katkısı ve kaç kişiye ulaştığını ölçümlemelisiniz.

Content Marketing Örnekleri

Globalde içerik pazarlamasının birçok başarı örneği ile karşılaşıyoruz. En güçlü içerik pazarlaması örnekleri de güçlü markalar ile karşımıza çıkıyor.

COCA COLA

Coca Cola, markalı içerik üretimi konusunda önde gelen markalardan biridir. İnternet sitesinde içerisindeki pazarlama başarısı, dağıtım ve ürün yelpazesine kadar tüketicinin merak ettiği tüm soruları yanıtlıyor. Bu başarısının yanında, yayınladıkları Coca-Cola Journey adlı online dergi ile de gelişmeye devam ediyor.

Coca Cola, web sitesini kullanıcıların ilgi alanına ve içerik kategorisine göre düzenlemiş. Siteye giriş yaptığınızda makale, reklam, iş, haberler, popüler içerikler ve tüketicilerin sayfaya fotoğraf yükleyebileceği alanları tek bir çatı altında görebiliyorsunuz. Bu özelliklerin bir arada bulunması, sitede kalma süresini uzatarak  kaliteli vakit deneyim fırsatı sunuyor. Ayrıca sitede yer alan User-generated content tüketici ve marka arasında interaktif iletişim sağlıyor.

GOOGLE

Google, Thinkwithgoogle ile pazarlamacılara dikkat çekici bir içerik merkezi sunuyor. Site içerisinde paylaşılan içerikler, çeşitli araştırmaların ve istatistiklerin olduğu, ilgi çekici, güncel ve kolay anlaşılır bir formatta sunuluyor. Ayrıca sade tasarımı göze hitap ederken, video içerikleri de siteye hayat katıyor.

MICHAEL KORS

Michael Kors, lüks bir marka olarak konumlandırılmasına rağmen kendisini ulaşılabilir, arkadaş canlısı bir karakter tasarımıyla anlatıyor. Bu karaktere katkı sağlayan taktiklerden birisi de markanın içerik noktası, Destination Kors. Web sitesinde trendler hakkında yazılar, günlük hayatında Michael Kors giyen ünlülerin fotoğrafları, uzman görüşleri-tavsiyeleri ve modellerle kısa röportajlar da dahil olmak üzere birçok içerik çeşitliliği bulunuyor. Aynı zamanda Kors Cares adlı girişim ile de sosyal sorumluluk alanında çalışmalar yapıyorlar.

Geleneksel pazarlama yöntemleri ile sağlanması zor olan sadakat duygusu, içerik pazarlaması ile yakalanabilmektedir. Müşteriyi anlamak, onun dilinden konuşmak ve ihtiyaçlarına çözüm üretmek; marka ile müşteri arasında samimi bir bağ oluşturur.

İçerik pazarlamasının geleneksel reklamcılığın yerini alıp almayacağını sorgulansa da şirketiniz hem içerik pazarlaması gibi inbound hem de daha geleneksel olan outbound pazarlama tekniklerine sahip olmalıdır. Pazarlama bütünsel bir yönetim gerektirir ve tüm parçalarını birbirine entegre ettiğinizde hedefinize ulaşabilirsiniz.

Content Marketing Nedir? yazısı tıklayın.

Content Marketing Nedir?

Content Marketing (İçerik Pazarlaması), hedef kitlenin ilgisini çekecek içerikler üreterek hedef kitleyi eğitmek ve elde etmek için kullanılan bir pazarlama tekniğidir.  Content Marketing, bir itme-çekme stratejisidir. İçerik insanların ilgisini çekmeli; fakat insanların düşüncelerine ket vurmamalıdır. Çünkü bu pazarlama türünün temel hedefi, satıştır. Geçmişten bugüne content marketing, hikaye anlatımı, yaratıcı dağıtım teknikleri ve müşteri deneyimlerine verdiği önemle gelişim gösterdi.

İstatistiklere göre, 10 tüketiciden 7’si makale okuyup, video seyrederek şirketler ve sundukları çözümler hakkında bilgi sahibi olmayı, reklam amaçlı geleneksel pazarlamaya tercih ediyor. Bu tüketicilerin dörtte üçünden fazlası içerik pazarlamasının ürün odaklı olduğunun farkında; ancak ürün ile alakalı ön bilgi almanın gerektiğini de biliyorlar. Üçte ikisi içerik pazarlamasının satın almada daha başarılı kararlar vermelerine yardımcı olduklarını hissediyor.

Rekabetin yoğun olduğu bu çağda markaların müşterilerle duygusal bağ kurması zorunluluk halini aldı. Bu bağı kurmanın en etkili yolu da kaliteli içerik üretmektir. İhtiyaç duyduğu bilgiye kendi isteği ile erişen ve sorularının cevabını bulan tüketicinin markaya olan tutumu, pozitif yönde değişir ve satış döngüsü başlar. Ürün satışı yapmayan içerik pazarlaması, marka ve ürüne dikkat çekerek satın alma davranışını doğal bir şekilde gerçekleştirir ve tüketicinin ilgisini yüksek tutar. Örneğin, 1900’lerin başında Michelin, otomobillere olan ilgiyi artırmak için ücretsiz seyahat rehberleri yayınladı. Proctor&Gamble, “ses operaları” olarak bilinen markalı radyo programları ile ilk sesli içerik pazarlamasına giriş yaptı.

Content Marketing’in Marklara Etkileri

Concent Marketing, blog, e-kitap, e-dergi, e-mailing, vaka incelemeleri, video, Webinar, fotoğraf, illüstrasyon, haber duyuruları ve forumlar vb. içerik türlerini kapsar. Birçok çeşitliliği içerisinde barındıran Content Marketing’in markalara etkileri:

  • İnsanların satış odaklı reklamlardan hoşlanmamasından yola çıkarak, content marketing tüketicinin duygularına dokunur.
  • İnsanların sosyal medya ile iç içe yaşaması, alanı genişleterek tüketici ile yakından temas kurmayı kolaylaştırır.
  • İnsanlar, ürün satın alırken reklamlardan ziyade çevresindeki insanların ve ürünü kullanan kişilerin yorumlarını dikkate aldığından içerik pazarlaması etkili bir pazarlama yöntemidir.
  • İçerik pazarlamasını sosyal medyaya entegre eden marka, reklam odaklı değil de faydalı içerikler ve öneriler sunan marka konumlandırmasıyla samimi bir imaj çizer.
  • Dijital iletişimde içerik, sohbetin bir aracı olarak organik etkileşim yaratarak reklama dönüşür.
  • İçerik pazarlama, bir hikaye çerçevesinde insanların sorularını cevaplayarak onları eğlendirir, motive eder ve karar mekanizmalarını etkiler. Marka da bu durumdan beslenerek tüketicide sadakat ve güveni sağlar.

 

 

Customonster Nedir?

Günümüzde markaların ve müşterilerin birbirleriyle iletişime geçebilmesinin en kolay yolu, sosyal medya platformlarıdır. Sosyal medya platformları, markalara reklam ve tanıtım yapabilme hakkı sunarken, müşteriye de kendini özgürce ifade etme hakkı tanıyor.

Teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza giren yeni platformlar, markaların ve müşterilerin etkileşimini pozitif ve negatif yönde etkiliyor. Müşteriler, iyi ya da kötü tüm his ve düşüncelerini bu platformlardan rahatça dile getirebiliyor. Markalar da müşterilerin şikayetlerine daha hızlı müdahale edebiliyorken, bir şikayet de hızlıca yayılabiliyor.

Müşteriler, markaya olan güven kırıklıklarını sosyal mecralardan dile getirirken bilerek ya da bilmeyerek başka insanları da etkileri altında bırakıp, markaları zor duruma düşürebiliyor. Bu müşteriler, ‘‘customonster’’ olarak nitelendiriliyor.

Customonster, canavar müşteri anlamına geliyor. Bu müşteriler, markaların en küçük hatasını abartarak sosyal mecralar üzerinden nefret söylemleriyle diğer kullanıcıları da kışkırtarak sözsel saldırı gerçekleştiriyor. Bu durumda markalar, hataları karşısında kullanıcılar tarafından mimlenip zor durumda kalabiliyor.

Customonster dediğimiz müşteriler, buluttan nem kapar ve en küçük olayı fazlasıyla abartır. Hiçbir şekilde çözüm yolu arayışına girmezler. Aksine, olayı büyüterek markayı daha da cezalandırmak ister.

Yapılan araştırmalara göre, canavar müşteriler ağızdan ağıza pazarlamanın (WOM) etkisinden güç alıyor. Böylece yapılan negatif bir yorum, hızla büyüyebiliyor. Aynı zamanda Zenna ile yapılan araştırmaya göre, insanlar sosyal medya platformlarında kendilerini gösterebilmek adına da markalarla ilgili negatif yorumlarda bulunabiliyor. Üstelik, on kişiden biri markayı ‘’tanıyıp tanımamayı’’ umursamıyor. Bu negatif yorumlar, marka ve müşteri ilişkisinde olan ‘’aidiyet’’ duygusunu da etkiliyor.

Argus 2020 Tüketici Trendleri Raporuna göre, bir ürün almaya karar verdiğimiz zaman en önemli etkenimiz insanlardır. İnsanlar, yakın çevrelerindeki insanlardan etkilendiklerini dile getirmek istemeseler de yapılan araştırmalar sonucunu aşağıda görüyoruz.

Araştırmanın sonuçlarına baktığımız zaman, dijital güç tüketicilerin tavrını etkiliyor. Dijital güç, tüketicilere fikri bile olmadıkları bir konu hakkında da yorum yapabilme imkanını sunuyor.

Tüketiciler satın alma aşamasına geldikten sonra emin olmadıklarını fark ettikleri zaman başka insanların şikayetlerini, yaptıkları yorumları görebilmek adına sikayetvar.com’u ziyaret ediyorlar. Sikayetvar.com’u ziyaret etmelerinin asıl sebebi ise; tüketici şikayetlerini, marka cevaplarını, markalara yönelik teşekkür mesajlarını okuyarak karar vermeleri. Şikayetvar.com’un verilerine göre, tüketicilerin %77’si sosyal medya üzerinden okuduğu yorumlara göre hareket ediyor ve satın aldığı markalardan memnun olduğunu dile getiriyor.

Erkekler, kadınlara nazaran daha çok şikayette bulunabiliyorlar. Şikayetlerin paylaşıldığı platformlar ise;

Sosyal medya platformları üzerinden şikayette bulunan tüketicilerin %61’i sosyal medyada marka ile ilgili yaptığı şikâyet sonrası markanın kendisiyle ilgilendiğini ve sorunun çözüldüğünü dile getiriyor. %39’u ise markanın kendisiyle ilgilenmediğini dile getiriyor. Sorunu çözülen tüketiciler, sorunu çözüldükten sonra bile şikayetini geri çekmediğini söylüyor.

Sosyal medya şikayetlerini önemsemeyen markalar, zaman içinde itibar kaybına uğrayarak, markalarına zarar veriyor. Cevapsız bırakılmış her şikayet, marka için bir tehdittir. Bu durum aynı zamanda mevcut müşterilerinizi de olumsuz etkileyerek potansiyel müşterilerinizin kararlarında negatif rol oynayabilir. Bu yüzden, mümkün olduğunca her şikayeti önemsemeli ve gereken ilgi gösterilmelidir.

Android Kullanıcılarına Instagram Sürprizi

Android işletim sistemi Instagram’a getirdiği yeni özellik sayesinde iOS iletişim sistemine çalım attı. Rekabet içinde olan iki işletim sisteminden Android, Instagram’ın Hikayeler kısmına yeni özellikler getirdi. Bu özelliklerin arasında artık tek seferde birden fazla video ya da fotoğraf yüklenebiliyor.

Daha önce bu işlemi yapmak için üst üste hikaye paylaşmanız gerekiyordu. Android işletim sistemine ait olan bu yeni özellikle beraber tek seferde 10 tane video ya da fotoğraf paylaşmanız mümkün.

Android kullanıcıları, Instagram Story yükleme kısmına gittiklerinde ekranın sağ üst köşesinde yeni bir buton görecek. Bu butona tıkladıklarında açılacak Galeri kısmından tek seferde 10 tane video veya fotoğraf seçip paylaşabilecek. Bunu yanı sıra, kullanıcılar seçtikleri içeriklerin renkleriyle oynayıp, yer bildirimi yapabilecek.

Aynı zamanda Android kullanıcıları, seçtikleri içeriklerin çıkartma, metin gibi eklemelerle nasıl göründüğünü ön izleme sayesinde görüp daha sonra paylaşabilecek.

Çektiğiniz video ya da fotoğrafları uygun zamanı beklemeden ard arda paylaşmak, hem zamandan hem de şarjdan tasarruf sağlayacak. Aynı zamanda yer bildirimi yaparken bu özellik sayesinde başka insanlara da önerilerde bulunabilirsiniz.

Android işletim sisteminin yaptığı bu yeni özelliğin önümüzdeki günlerde iOS işletim sistemine de gelmesi bekleniyor.

LinkedIn’e Video Özelliği Geldi!

Profesyonel iş ağı LinkedIn, B2B platformundan çıkarak renkli yenilikleriyle kullanıcılarının karşısına çıkıyor.

Microsoft tarafından satın alındıktan sonra bir hareketlenme yaşayan LinkedIn, en son Snapchat’ten esinlenerek 3 filtre ve 3 farklı font özelliğini duyurmuştu. Son zamanların en çok etkileşim alan içerik türlerinden video üzerine de çalışmalarına devam eden LinkedIn, işletmelerin merakla beklediği özelliği sundu. Bu yeni özellikle birlikte işletmeler, şirket sayfalarından video içerikleri paylaşabilecek. Önceden işletme hesaplarından yalnızca link verilerek paylaşılabilen videolar, artık direkt yüklenerek kullanıcılara sunulabilecek. Bu özellik, video içeriği üreten işletmelerin önündeki engeli de kaldırarak daha fazla kitleye ulaşabilmeleri için fırsat sunuyor.
Video paylaşımına ek olarak LinkedIn, paylaşılan videoları, Sponsorlu İçerik olarak tanımlıyor. Böylece işletmeler, marka bilinirliği, etkileşim ve trafik sağlamak amacıyla video reklamlarını da daha uygun reklam bütçesi üzerinden kullanabilecek.

Her gün gelişen ve kullanıcı sayısı artan LinkedIn’in yalnızca iş platformu algısından sıyrılıp zamanla genel kullanıcıya da hitap edeceği düşünülüyor.

Instagram’a Alışveriş Özelliği Geliyor!

Popüler fotoğraf paylaşım platformu Instagram, özelliklerine bir yenisini daha ekliyor. Her geçen gün işletme hesaplarının çoğalmasıyla kullanıcıların artan alışveriş taleplerine sessiz kalmayan Instagram, alışveriş özelliğini kullanıcılara sunacak. Bu özellikle birlikte Instagram’da gezinirken beğendiğiniz bir ürünü direkt satın alabileceksiniz.

Instagram’da Nasıl Alışveriş Yapılacak? 

Instagram fotoğrafları üzerinden mağazanın web sitesine bağlanarak ürüne erişim sağlayabileceksiniz. Yani, Instagram’da satın almak istediğiniz gönderinin üzerindeki sanal fiyat etiketlerine, ürünün adını ve fiyat bilgilerini içeren bu pop-up’lara tıklayarak ilgili sayfaya yönlendireceksiniz.

 

 

 

İşletmeler Ne Yapmalı?
İşletmenin Instagram üzerinden satış yapabilmesi için Facebook’ta bir iş profilinin olması, fiziksel olarak ürünlerini satması veya bir ürün kataloğuna sahip olması gerekiyor.
Instagram, işletmelere bu özelliği uygulayabilmeleri için hashtag kotası koyacak. Bu kota ile birlikte işletmeler, bir gönderide en fazla 5, kaydırmalı gönderilerde ise en fazla 20 hashtag kullanabilecek. Böylece işletmeler, kullanıcıları içerik hashtag’leriyle sıkmadan hedef odaklı çalışabilecek.

Bu özellikle birlikte işletmelerin müşterilerini e-ticaret mağazalarına yönlendirmesi kolaylaşacak. Müşteri bazında ele aldığımızda ise, kullanıcılar aradıklarını bulmak için mağaza kataloğunu arayarak zaman kaybetmeyecek. Zaman içerisinde de bu özellikle birlikte Instagram’daki birçok alışveriş sayfasının resmileşmesi bekleniyor.

ABD’de yıl boyunca süren denemelere göre, Instagram’ın küresel iş yöneticisi Jim Squires, alışveriş yapan kullanıcıların %80’i bu özelliği kullandığını belirtiyor. Squires bu özelliği, “İnsanlar, her gün sevdikleri işletmelerin ürünlerini keşfetmek ve satın almak için Instagram’a geliyor. Yerel bir esnaf, çiçekçi veya giyim mağazası olsun, Instagram’da doğrudan alışveriş yapmak hiç bu kadar kolay olmamıştı.” şeklinde tanımlıyor.

İlk kez 2016 yılında ABD’de test edilen özellik, bugün itibariyle 8 ülkede kullanıma sunuluyor: Kanada, Brezilya, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Avustralya. Özelliğin yakın zamanda Türkiye’de de aktif olması bekleniyor.

 

Twitter’a Bookmarks Özelliği Geldi!

Twitter’ın uzun zamandır beklenen Bookmarks (Yer imleri) özelliği, kullanıcılara sunuldu. Bu özellik ile kaydettiğiniz tweetleri yalnızca siz görebileceksiniz.
Sürekli değişen ve artan içerikler, gün içerisinde kullanıcıların takibini zorlaştırıyor. Bookmarks özelliği öncesi, kullanıcılar sonradan okumak istedikleri tweetlere, beğen tuşuna basarak ulaşıyordu. Bu yeni özellik, o an okuyamadığınız ve incelemek istediğiniz tweetleri kaydedip sonradan okumanıza fırsat tanıyor. Böylece, tweet kullanıcısına bildirim gitmeden, kaydettiğiniz tweetleri yalnızca siz görüntüleyebileceksiniz.

Bookmarks özelliğini kullanmak için, tweetlerin altında bulunan “paylaş” tuşunun açtığı menüden “Tweeti Yer İşaretlerine Ekle” seçeneğini işaretlemek yeterli. Kaydedilen tweetlere de Twitter’ın  mobil uygulamasındaki sol açılır menüdeki “Yer İşaretleri” sekmesinden ulaşabilirsiniz.
Tüm ülke kullanıcılarına açılan bu yeni özellik, iOS ve Android uygulamalarının yanı sıra mobile.twitter.com adresinden de kullanılabiliyor.

Türkiye Sevgililer Günü’nü Nasıl Kutluyor?

Sevgilisi olanların kutlamak için “Ne gereği var?” dediği, yalnız olanların ise dert yandığı bir gün, Sevgililer Günü. 14 Şubat Sevgililer Günü’nü kutluyor muyuz, yoksa “Kapitalizmin oyunu”, “Bize her gün Sevgililer Günü” cümlelerinin altına mı sığınıyoruz? Bu sorulara istatiksel veriler ile ışık tutacağız. Ayıcıklar, balonlar ve çikolatalar kenarda dursun, analize kucak açın!

2016 Ocak ayında DORinsight tarafından gerçekleştirilen Sevgililer Günü Araştırması’na göre 7824 katılımcının %63’ü Sevgililer Günü’nü anlamlı bulmadığını söylerken, %34’ü bugünün onlar için çok özel olduğunu belirtiyor. Ancak yüzde 68’i bu yıl da kutlamayı düşündüğünü ifade ediyor. Katılımcıları incelediğimizde %82’sinin sevgilisi veya eşi olduğu, %18’inin ise yalnız olduğu tespit ediliyor.

Yalnızlar bu günü nasıl geçiriyor?

Yalnız insanların çoğu bu günü görmezden gelirken %65’i hiçbir şey yapmak istemiyor. %20’si PTT’yi (pijama-terlik- tv),  %15’i ise arkadaşlarıyla kutlamayı tercih ediyor.

Bu günü yalnız geçireceklerin %57’si kendilerini şımartmak istediklerini söylerken bunu yaparken ilk tercihleri çikolata ve kitap oluyor.

Sevgililer bu günü nasıl geçiriyor?

Sevgililerin %58’si yemeğe çıkarken %29’u evde program yapıyor.  %11’lik kısım ise seyahat etmeyi tercih ediyor. Seyahat yapacakların %75’i de gidecekleri yeri internetten araştırıyor.

Poltio.com araştırmasına göre ise sevgililerin %65’i birbirine hediye almıyor. Yeni evlilerin bile sadece %33’ü Sevgililer Günü’nde hediye alıyor.  Çoğunlukla kutlayanlar ise yeni sevgililer veya nişanlılar.

     

Erkekler mi kadınlar mı bu günde daha çok para harcıyor?

Cinsiyet yönünden incelediğimizde erkeklerin hediyeye kadınlardan daha fazla para ödediği ortaya çıkıyor. Erkeklerin %34’ü 100 TL ve altı; %20’si ise 501 TL ve üzeri hediyeler satın alıyor. Kadınların  %40’ı 100 TL ve altı; %12’si ise 501 TL ve üzeri hediyeleri tercih ettikleri ifade ediliyor.

Hediye olarak neler tercih ediliyor?

Katılımcılar, “en gıcık eden” hediye olarak pelüş ayıyı seçiyor. Katılımcıların çoğu ise mükemmel bir hediye olarak seyahati düşünüyor.

Hediye almak için kullanıcıların %56’sı mağazaları tercih ederken  %41 online siteleri kullanıyor. %14’ü ise bir klasik haline gelmiş çiçekçilerden şaşmıyor.

IdeaSoft’un Sevgililer Günü araştırmasında Türkiye’deki 5000 e-ticaret şirketinin 1-12 Şubat arasındaki satış hacmi inceleniyor. Araştırmaya göre, Ocak ayına göre satışlar %26 artış gösteriyor. Satışların %55’i ise perakende ürün çeşitliliğine ve alternatiflerine hızlı erişimi olmayan Anadolu bölgelerinden geliyor.

Türkiye Sevgililer Günü’nde ne yiyor?

YemekSepeti Sevgililer Günü analizine göre sufle siparişleri %47 ile ilk sırada yer alırken meze siparişleri ikinci sırayı alıyor. Yalnız insanların ise pizzanın yanında sufle yediği belirtiliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sevgililer Günü’nde 2017 Şubat ayı arama hacmine göre Aşk Sözleri %33, Çiçek %23, Sevgililer Günü %20, Hediye %16, Parfüm %4,Tek Taş %3 oranlarında aranıyor.

Sonuç olarak, kalp kırmamak için mi yoksa kendi rızalarıyla mı kutluyorlar bilemiyoruz ama tüketicilerin büyük bir kısmı ise Sevgililer Günü’nü anlamsız bulsa da kutluyor. Sevgililer Günü için hediye almayanların büyük çoğunluğu, özel bir plan yapmaktan geri kalmıyor. Sevgilisi olmayanlar ise bugünü ya arkadaşlarıyla ti’ye alarak geçiriyor ya da kendilerini çikolata veya kitap ile şımartıyor.

Sevgililer Günü’nde hangi kampanyalar karşımıza çıkıyor?

2018’de de Sevgililer Günü’ne dair birçok kampanya örnekleri görüyoruz. İki farklı noktaya değinen GittiGidiyor ve American Greetings’i inceledik.

Yukarıda bahsettiğimiz araştırmalara göre, GittiGidiyor Sevgililer Günü’nün en iyi hediye seçimi, “seyahat” ten yararlanıyor. İçgörüyü yakalayan GittiGidiyor, 1-14 Şubat tarihleri arasında katılım formunu dolduranlara çekilişle iki kişilik Paris seyahati hediye ediyor.

ABD merkezli tema kart markası American Greetings, “What it Means to Love “ isimli filmi ile hayatın gizli anlarında ortaya çıkan sevgiye değiniyor. Anlaşılmadığından hayıflanan bir sevgili, kızının duygularına yaklaşamayan bir anne, birbirlerine sevgilerini belli edemeyen baba-oğul, iş-güç ve çocuklar arasında genç bir çift… Boğazlarında düğümlenen sevgi sözcüklerini karşı tarafa aktaramayan insanları anlatıyor.  Alışılmış kadın-erkek ilişkileri yerine hayatın içinden mesajları konu alarak ters köşe yapması dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, kalp kırmamak için mi yoksa kendi rızalarıyla mı bilemiyoruz ama tüketicilerin büyük bir kısmı ise Sevgililer Günü’nü anlamsız bulsa da kutluyor. Sevgililer Günü için hediye almayanların büyük çoğunluğu, özel bir plan yapmaktan geri kalmıyor. Sevgilisi olmayanlar ise bugünü ya arkadaşlarıyla ti’ye alarak geçiriyor ya da kendilerini çikolata veya kitap ile şımartıyor.

Markaları incelediğimizde ise sevgili-aşk ile ilgili duygusal kampanyalar olduğu gibi anne- baba sevgisini vurgulayarak ters köşe yapan kampanyalar da karşımıza çıkıyor.

 

,

Twitter Mesajlarınız Takip Ediliyor!

 

Twitter, milyonlarca insanın etkileşim kurduğu ve kimi zaman da Direct Message kullanarak sohbet ettiği bir mecra. Son zamanlarda farklı kişilerden Direct Message’a Twitter tarafından gönderilmiş gibi düşen mesajlar da kullanıcılarda güvensizlik oluşturturdu. Gizli kamera verilerine göre, sildiğiniz mesajlar da sunucularda saklanıyor. Bu saklanan mesajlar da içeriklerine göre Twitter çalışanları tarafından parayla satılıyor.

Twitter Ne Açıklama Yapıyor?

Twitter güvenlik uzmanı Clay Haynes, kullanıcıların özel mesajlarını okuyan ve reklamlar için sanal profil oluşturma görevini yürüten yüzlerce çalışanı olduğunu söylüyor. Haynes, bu kişilerin en az 300-400 kullanıcının cinsel içerikli fotoğraf paylaşımlarını da görebildiğini belirtiyor.

Twitter’ın mühendislerinden Pranay Singh, gönderilen tüm mesajların cinsel içerikli görüntülerle birlikte sunucuda saklanarak incelendiğini kabul ediyor.

Öte yandan Buzzfeed‘e konuşan bir Twitter temsilcisi de iddiaları yalanlayarak mesajları sınırlı sayıdaki çalışanların görüntüleyebildiğini ve gizlilik protokolleri gereği erişim sınırı olduğunu iddia ediyor.

Sosyal medya devleri, her geçen gün güvenlik açıkları ile kullanıcılarda güven problemi yaratıyor. Bugünün “dev” olarak nitelendirilen sosyal mecraları yarının batan şirketleri olacak mı, merak konusu.