Web Sitelerinin Evrimi ve Kullanıcı Odaklılık - GoSocial Dijital İletişim Ajansı
world wide web

Web Sitelerinin Evrimi ve Kullanıcı Odaklılık

Bundan 29 sene önce bugün (1 Ağustos 1990) ilk web sitesi yayına açıldı. Web protokolünün (www) kurucusu olan Tim Berners-Lee’nin CERN’deki çalışmaları ve ortaya koydukları sayesinde okuyabiliyorsunuz belki de bu satırları. Lee, World Wide Web protokolünü yani dolayısıyla ilk web sitesini kurarken amacı; dünyanın farklı yerlerindeki üniversitelerde görev alan bilim insanlarının ve enstitülerinin arasında otomatik ve güvenli bir bilgi paylaşım sisteminin oluşturmaktı. Lee’nin ortaya koyduğu ilk web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Tim Berners-Lee bundan 29 sene önce ilk web sitesini kurarken bu günleri öngörebilmiş miydi bilinmez ama bu yazımızda Web’in gelişimini inceleyelim; 😊

İlk Web Siteleri

1990-2000 arası bulunduğumuz bu döneme Web 1.0 denir.

Daha internet ve bilgisayar kullanımı halkın bir kısmı tarafından kullanılırken web’in, giriş bölümüdür. Günümüzde internetin en büyük özelliklerinden biri etkileşim olgusudur. Web 1.0’da ise etkileşim özelliğinin anlamı bile bilinmiyordu belki de. Oluşturulan ilk web siteleri tasarım olgusundan uzak, görselliğin esamesi yoktu ve sadece HTML tabanlı, metin üzerineydi.

Web siteleri sahipleri veya editörleri ne paylaşırsa veya ne içerik üretirlerse, kullanıcılar da onu tüketmek zorundalardı. Yani iletişim tek yönlüydü. Neyse ki bu karanlık çağ çok kısa sürdü. 😊

Bu arada, bu dönemin sonunda gerçekleşen “Dotcom” krizine bir sonraki yazıda değineceğiz.

Sosyalliğe İlk Adımlar

Web 2.0, milenyumun ilk 10 senesini ifade etmektedir. 2000’de başlayıp ortalama 2010’da son bulmuştur.

Kullanıcıların sosyalliğe adım attıkları dönem de web 2.0 dönemidir. Web’in gelişme, emeklemekten yürümeye geçtiği dönemdir.

Etkileşim kavramı ortaya çıkmış ve içeriklerde, kullanıcıların isteği ve ilgisi ön plana alınmaya başlanmıştır. Myspace, Facebook, Flickr, YouTube, Reddit gibi amiral siteler bu dönemde ortaya çıkmıştır. Kullanıcılar bu sosyal ağlar sayesinde makine-insan döngüsünden çıkıp insan-insan ilişkisine adım attı. Etkileşim odaklı artış gerçekleşti. Blog ve sözlük siteleri tavan yaptı çünkü devir artık bilgi devriydi ve kullanıcılar da en çok internette bilgi aramaya başlamışlardı.

Bu dönemin en büyük yarattığı farklardan biri de “görselliğin” kullanımının artması ve önem kazanması oldu.

Web 2.0 da öne çıkan önemli bir kavram oldu. Bu kavram “türetici” dir. Kullanıcılar, web ortamına içerik tüketirken aynı zamanda da onu başka bir şekilde anlamlandırarak tekrar üretmeye başlamışlardı

Olmazsa Olmazlarımız

2010’dan tahmini olarak 2020’ye kadar Web 3.0’ın içerisindeyiz. Semantik (anlamsan web de denebilir) yapay zekanın her tarafı kapladığı bu içerisinde bulunduğumuz dönemde, yapay zekalar adeta bizi bizden daha iyi tanıyor, davranışlarımızı öngörüp bilebiliyor ve ona göre önerilerde bulunuyor.

Web 3.0’da anlamsal aramalar ön plana çıktı. Yapay zeka artık aradığımız kelimenin sadece ne olduğuyla değil ne anlam ifade ettiğiyle de ilgileniyor. Kendi yorum ve anlamlandırma gücünü elde eden yapay zeka, web sitelerinde üretilen içeriğin kalitesini dahi yorumlayabiliyor.

Tasarım Odaklılık ve Kullanıcı Deneyimi

Web sitelerinin, 3.0’da tasarım mükemmelliğine ve kaliteli kullanıcı deneyimine önem vermek durumunda oldukları aşikar. Rekabetin üst seviyede olduğu arama motoru optimizasyonunda, arama motorlarında üst sırada çıkabilmeleri adına eski dönemlerden çok daha fazla kullanıcıya hitap etmeleri gerekiyor.

Eskiden editörün girdiği içeriğe kullanıcı mecburken artık kullanıcılar, istediği tarzı belirleyebiliyor ve web sitelerine o konudaki ilgi çekici içerikleri oluşturtuyorlar. Herhangi bir web sitesine girdiği zaman tasarımsal problem veya içerik eksikliği yaşarsa, başka bir adrese yöneliyor ve oranın sadık takipçisi/müşterisi olabiliyor. Bu sebeple artık web siteleri, tamamen kullanıcı odaklı ve anlaşılır tasarımlı olmaya özen gösteriyorlar.

Kullanıcılar bu kadar seçici davranırken, web siteleri de onları ellerinde tutacak kaliteli içerikleri üretmek durumundalar. Yoksa rekabette kendilerine yer edinemezler.

Bir sonraki dönem ne getirir tam olarak bilinmez ama bundan yine kullanıcının avantajlı çıkacağını söylemek mümkün. 😊

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir