2021 Senesinde Sosyal Medyada Ne Yapmamalısınız? - GoSocial Dijital İletişim Ajansı

2021 Senesinde Sosyal Medyada Ne Yapmamalısınız?

Klasik bir cümle ile başlıyor olsak da yazının devamı hiç de öyle değil, emin olabilirsiniz. 😊

Kâh eğlendiğimiz (en azından ilk 2 buçuk ay) kâh üzüldüğümüz, hem iş hem de bireysel olarak çıkış yolları aradığımız, farklı farklı bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz konuları bir anda yaşadığımız bir yılı geride bırakıyoruz.

Bu dönem bize şunu da çok net gösterdi ki; çok büyük global markaların, dünyada nefes alan her insanın (sanırım en şanslılarımız Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bulunan Astronotlar) etkilendiği problem karşısında bir B planları yoktu. Bu sorun sadece pandemi kapsamında değil, depremler, savaşlar, patlayan bombalar (Beyrut), yangınlar (özellikle Avustralya) ve sert ekonomik krizler gibi özel durumları da kapsıyordu.

Biraz da iğneyi kendisine batırmalı ya insan, bugün herhangi bir iletişimciye veya pazarlamacıya “Geçen yılki sana bir mesajın var mı?” diye sorsak, bir ton öğüt vermek ister. Çünkü böyle bir tecrübeyi uzun zamandır yaşamadı sektör, hatta belki de dijitalin ilk büyük global sorunuydu bu yaşananlar.

Peki Stratejiler Nasıl Gelişti?

Dijital platformları kenarda tutan, özen göstermeyen markalar, bir anda hızlıca kendilerini göstermeye başladılar. Çünkü pandemi onların da işlerini büyük sekteye uğratmıştı. En kolay iletişim yolu da sosyal medya oldu bir anda. Doğru, sosyal medya platformları artık müşterin ile bağ kurabileceğin en samimi ortam fakat bir anda borç istemeye gelen, sadece işi düşünce arayan bir arkadaş gibi değil. Müşterilerinin ihtiyaçlarını sosyal medya üzerinden dinleyen, gideren, yardımcı olan ve her zaman iletişim kuran…

Ülkemizde bir gün içerisinde başlayan korona kaosu ise (11 Mart günüydü sanırım.) bütün markaların dönüşüm günüydü. İletişim şekilleri değişti, tasarımlar değişti, içerikler değişti hatta logolar değişti. (evde kal ve maskeli logolar)

Peki zaten resmi olarak ocak ayından beri gündem olan korona varken neden ülkemizdeki iletişimciler, vakanın ilk çıktığı ana kadar B planlarını oluşturmadılar?

Yaşanan her şey bir tecrübe elbette ve bundan sonra kobisinden global markasına kadar bütün iletişimciler ve pazarlamacılar, her an yedek planlarını ve kriz yönetimlerini hazırda tutacaklardır.

Gelelim Yazımızın Esas Konusuna (giriş kısmını biraz uzatmış olabilirim, evet😊)

2021 Senesinde Sosyal Medyada YAPMAMANIZ Gerekenlere;

Kurumsal Sosyal Sorumluluklarınızı Göz Ardı Edin

Konuşulmayacaksınız…

Her markanın, küçük de olsa büyük de olsa, içerisinde bulunduğu topluma karşı sorumlulukları vardır ve sosyal sorumluluklar ile bu borcunu ödemelidir. Her kesimden insanın çok zor şartlar altında kalabildiği bu dönemde; hedef kitlenizin boyutlarına göre mutlaka kurumsal sosyal sorumluluklarınızı yerine getirin ve bunu sergileyin. Bu, hedef kitleniz ile samimi bir bağ kurmanızı ve zorda kaldığı zaman arkasında sizin var olduğunuzu bilmesini sağlar.

Haluk Levent senelerdir alanında ilk üç içerisinde gelen bir sanatçıydı. Ama Ahbap ile birlikte şu anda bir marka haline geldi.

Her Gün Ürün/Hizmet Tanıtımı Yapın

Kesinlikle Takipçi Sayınız Düşecektir…

Sosyal medya platformları özellikle 2020 senesinde kullanıcıların, gündemden uzaklaşma ve normal gözükme alanlarının en başıdır. (özellikle Instagram. Herkes tatilde, yemekte, partideymiş gibiydi…)

Marka olarak takipçilerinize her gün kendinizi pazarlamaya kalkarsanız, gün sonunda kaybedersiniz. Güler yüzlü mahalle esnafı niye sevilir? Neden tercih edilir? Çünkü iletişim kurar, havadan sudan bahseder, halinizi hatırınızı sorar.  Devamlı “gel çikolata al”, “sıcacık ekmek geldi vereyim mi” demez. Sen zaten bunları bilirsin ve alışverişini yaparsın. Mantık biraz aynı mecra farklı…

Sosyal medyada reklamlarının bile artık can sıkmaya başladığı bu dönemde farklı iletişim yolları türetin, Stratejiler belirleyin.

Sorunları Göz Ardı Edin

Adınız çıkar 9’a inmez 8’e…

Sosyal platformlardan size ulaşan hatta ulaşmayıp, monitoring ile ulaştığınız her iletiye cevap verin. Sorunu da o anda çözün. Yönlendirmeyin.

Mesela pandemi sebebi ile çok gündem olan kurye şirketlerinden bahsedelim;

E-ticaret hacminin 3’e katlandığı 2020 yılında, kargo firmaları ve çalışanları gerçekten çok insan üstü çaba gösteriyor. Her markanın doğrusu varsa yanlışı da var. Hata yapan kargo firması, sosyal medyada kendinden bahsedilirken sorunu o anda çözüme kavuşturamazsa ya da daha da kötüsü “zaten bu yazanın takipçisi az, unutulur gider” derse kendisi de gider. Hiç ummadığınız anda gündem olursunuz, tweet elden ele dolaşır.

Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer misali…

Her Şey Toz Pembe Gibi Davranın

Sosyal medyada bir tane daha Pollyanna’ya yer olmayabilir.

Özellikle pandemi başlangıcından itibaren sürekli “Kendini geliştir, pozitif ol, her şey güzel olacak” gibi tanımlamaları 2021 senesinde, korona devam ettiği sürece dillendirmemeye özen gösterin. Çünkü insanlar sıkıldı ve artık bu tabirler samimi gelmiyor.

Canlı Yayınlar Tam Gaz Devam

Neyse ki Instagram’da “reyting” derdi yok…

Mart ayından beri sürekli “saat 14.00’de canlı yayındayız.”  “20.00’de canlı yanını kaçırmayın, sürpriz konuğumuz var. 😊 😊 😊” gibi ibareler mutlaka dönüyor. Bununla alakalı iki madde var;

  • Acun Ilıcalı değilseniz boşuna uğraşmayın. Çünkü kimse “aa saat 8’e geliyor. Bilmem kimin canlı yayını var, kaçırmamam lazım demiyor. Çünkü Instagram, kullanıcıların canları sıkıldı zaman girip kafa dağıttı, birbirlerini stalkladığı mecralardan biri. Telefonu 45 dakika boyunca dikey bir şekilde elinde tutup sizi izleyecekleri bir yer değil. Ya da; Acun gibi bir dünya rekoru vadederseniz, o zaman işler değişebilir.
  • Acun Ilıcalı değilseniz boşuna uğraşmayın. Çünkü kimse “aa saat 8’e geliyor. Bilmem kimin canlı yayını var, kaçırmamam lazım demiyor. Çünkü Instagram, kullanıcıların canları sıkıldı zaman girip kafa dağıttı, birbirlerini stalkladığı mecralardan biri. Telefonu 45 dakika boyunca dikey bir şekilde elinde tutup sizi izleyecekleri bir yer değil. Ya da; Acun gibi bir dünya rekoru vadederseniz, o zaman işler değişebilir.

Instagram canlı yayınları da öyle, siz çekersiniz ve yayınlarsınız. Kullanıcılar istedikleri zaman zaten izlerler.

Görselleri İndir-Yükle Yapın

Profilinize bakan kullanıcıyı etkilemek için birkaç saniyeniz var, değerlendirin…

Sosyal platformlarda artık stok görseller, videolar iş yapmayacak. Bugün saç görselinde gördüğün karakter yarın aşçı olmuş, ertesi gün süpermarkette görevli. Shutterstock tarzı siteler bulunmaz bir nimet fakat artık kullanıcılara bu tarz stok görseller samimi gelmiyor.

Bu yüzden kendi içeriğinizi oluşturmaya özen gösterin.

Ayrıca kısa video içeriklerin yükselişi de artarak devam ediyor. Hedef kitlenize birkaç saniyelik video içerik izletmek, bir görsele beğeni atmasından daha kıymetli.

Takipçi Satın Alıp En Az 10 Bin Olun

Önemli olan sayısı değil, niteliği…

On binlerce takipçiye ulaşıp da 30-40 etkileşim alıyorsanız, hiç uğraşmayın. Çünkü sizi gerçekten tercih edecek kullanıcıyı da kendinizde uzaklaştırırsınız. Bu yüzden takipçilerinizi program ile değil içerikleriniz ile elde edin. Gerisi zaten gelecektir.

Ben Markayım O Tüketici İlişkisine Devam

Bu ilişki 1960’larda Oldukça Meşhurdu. Hatta filmi de vardı, neydi o…

Eskiden firma ne üretiyorsa tüketici onu alıyordu. Artık tüketici ne isterse firma onu üretiyor. Aynı şey aralarındaki ilişki için de geçerli. Mavi tikli de olsanız, 3 milyon takipçiniz de olsa her kullanıcı sizin için en değerlisi. Bu yüzden potansiyel müşteriniz olsun olmasın bağ kurun, iletişim kurun. Sizin için hayati hareket budur.

Yazımızı okuyup da buraya kadar geldiyseniz teşekkür ediyorum.

Size ödül olarak da bir pazarlama müdürünün belki de evinde otururken nasıl markasının sosyal medyada gündem olduğunu izlemesini hatırlatayım. Ve siz siz olun böyle bir durumda asla kayıtsız kalmayın; 😊

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir